Hapis Cezasının Eksik Tayini Halinde Cezanın Seçenek Yaptırıma Çevrilmesine Karar Verilebilir mi
Hapis Cezasının Eksik Tayini Halinde Cezanın Ertelenmesi veya Seçenek Yaptırıma Çevrilmesine Karar Verilebilir mi Yargıtay Ceza Genel Kurulu Esas No: 2015/391 Karar No: 2015/408 Karar Tarihi: 17.11.2015 Mahkemesi: Çocuk Mahkemesi Özet: Sanık hakkında sonuç olarak hükmedilen hürriyeti bağlayıcı cezanın, yanılgılı uygulama sonucunda bir yılın altında 11 ay 20 gün hapis olarak belirlenmiş olması karşısında, bu yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan dolayı, sanığa bir kez tanınan atıfetin genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı, adalet ve eşitlik ilkelerini zedeleyecek şekilde özgürlüğü bağlayıcı cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu\’nun 50/3. maddesi uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesine kanunen imkân bulunmamaktadır. İçtihat Metni Nitelikli hırsızlık suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde sanığın eyleminin basit hırsızlık suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu\’nun 141/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca onbir ay yirmi gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, … Çocuk Mahkemesince verilen … gün ve … sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay … Ceza Dairesince … gün ve … sayı ile; \”müştekinin ikamet ettiği apartmanın bodrumundan hırsızlık yapan sanık hakkında TCK\’nın 142/1-b maddesi yerine yazılı şekilde uygulama yapılması karşı temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır\” eleştirisiyle onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İtirazı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise … gün ve … sayı ile; \”Suça sürüklenen çocuk suç tarihinde onyedi yaşında olup, onbeş-onsekiz yaş grubu içinde yer aldığından belirlenen temel ceza üzerinden TCK’nın 31/3. maddesi gereğince 1/3 oranında indirim uygulanmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu\’nun 50/3. maddesine göre “daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla, mahkum olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” hükmü emredici bir kural olarak düzenlenmiştir. Suça sürüklenen çocuğun suç tarihindeki adli sicil kaydı incelendiğinde, … Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/681 esas ve 2007/811 karar sayılı kararı ile 760 TL adli para cezası dışında bir kaydının bulunmadığı anlaşılmakla, daha önce hapis cezasına ilişkin bir mahkumiyeti bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen ve bir yılın altında 11 ay 20 gün hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu\’nun 50/3. maddesi gereğince aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunlu iken hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmemesi nedeniyle kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.\” görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurarak Özel Dairenin onama kararının kaldırılması ve yerel mahkeme hükmünün bozulması isteminde bulunmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu\’nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay … Ceza Dairesince … gün ve … sayı ile, itiraz nedeninin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçe ile karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen mahkumiyet kararı onanmak suretiyle kesinleşmiş olup, itirazın inceleme kapsamına göre hırsızlık suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmıştır. Suçun sübutuna ilişkin anlaşmazlık ve bu kabulde de dosya içeriği itibarıyla herhangi bir hukuka aykırılık bulunmayan olayda, Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; suç tarihinde onbeş-onsekiz yaş aralığında olan sanık hakkında doğru uygulama yapıldığında bir yıl bir ay on gün olması gereken ancak suç vasfındaki yanılgı sebebiyle onbir ay yirmi gün olarak belirlenen cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu\’nun 50/3. maddesi uyarınca seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesinin zorunlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İncelenen dosya kapsamından; 06.10.2008 günü öğle saatlerinde mağdurun evinin bodrumunda bulunan motorsikleti alan sanığın, daha sonra motorsikleti bir arkadaşına bıraktığı, motorsikletin görülüp durumun kolluk görevlilerine bildirmesi üzerine ele geçirildiği, 08.06.1991 doğumlu olan sanığın suç tarihinde onbeş yaşını bitirmiş, ancak onsekiz yaşını tamamlamamış olduğu,Adli sicil kaydına göre sanığın suç tarihinden önce iftira suçundan kesinleşen adli para cezasına ilişkin mahkûmiyetinin bulunduğu, Anlaşılmaktadır. Hırsızlık suçunun basit hali 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu\’nun 141. maddesinin birinci fıkrasında; \”Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir\” şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre hırsızlık suçu; başkasına ait taşınabilir bir malı, sahibinin ya da zilyedinin rızası olmaksızın faydalanmak kastı ile bulunduğu yerden almaktır. Hırsızlık suçunun basit halinin oluşması için, başkasına ait taşınabilir eşyanın suçun nitelikli hallerinde belirtilen şekiller dışında çalınması gerekir. Aynı Kanun\’un 142. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında işlenmesi nitelikli hırsızlık suçu olarak yaptırıma bağlanmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu\’nun 142. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde iki ayrı nitelikli hal düzenlenmiş olup, birincisi herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış olan eşyanın çalınmasıdır. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için eşyanın, herkesin girebileceği bir yerde bulunmasının yanında, ayrıca kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış olması gerekir. Madde gerekçesinde, \”Ancak bina tanımına girmeyen bir yerde, örneğin otomobilde bulunan eşya hakkında muhafaza altına alınma koşulu aranmış; böylece kapıları kilitli olmayan veya camları kapatılmamış bir otomobildeki eşyanın çalınması hâlinde nitelikli hırsızlık kabul edilmemiştir.\” denilmek suretiyle bu husus belirtilmiştir. Herkesin girebileceği yerden, cadde, sokak, pazar yeri veya meydan gibi hiçbir sınırlama, engel olmadan kişilerin girme imkanı bulunan kamuya açık yerler anlaşılmalıdır. Fıkrada belirtilen ikinci nitelikli hal ise, bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşyanın çalınmasıdır. Bu nitelikli halde öngörülen \”bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmaktan\” anlaşılması gereken, mutlaka belli bir yere kilitlemek ya da gizlemek olmayıp, eşyanın bina veya eklentisi içinde bulundurulmuş olması yeterlidir. Bu itibarla, sanığın mağdurun ikametinin bodrum katında bulunan motorsikleti alması şeklinde gerçekleşen eyleminin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu\’nun 142/1-b maddesinde yer alan nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir. Nitekim, sanık müdafiinin temyizi üzerine Özel Dairece hüküm, aleyhe bozma yasağı nedeniyle, suç vasfında yanılgı ile sanığın TCK\’nın 142/1-b maddesi yerine, 141/1. maddesi uyarınca cezalandırılması isabetsizliğinden eleştirilmek suretiyle onanmıştır. Öte yandan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu\’nun 50/3. maddesinde yer alan düzenlemeye göre; \”Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla, mahkum olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkum edildiği bir yıl ve daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan

