Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçunda Teşdit Nedeniyle Fazla Ceza Tayini
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçunda Yanılgılı Teşdit Nedeniyle Fazla Ceza Tayini Yargıtay Ceza Genel Kurulu Esas No: 2025/3-158 Karar No: 2025/374 Karar Tarihi: 01.10.2025 Kararı Veren Yargıtay Dairesi: 3. Ceza Dairesi Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi I. Hukukî Süreç Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5/1, TCK’nın 62/1, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba ilişkin Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 28.07.2021 tarihli ve 8-280 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince 25.10.2021 tarih ve 2485-1369 sayı ile istinaf başvurusunun esastan reddine, bu kararın da sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesince 23.05.2022 tarih ve 5180-2898 sayı ile; “işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun makul bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak 19.10.2022 tarih ve 236-257 sayı ile sanığın bu kez 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 314/2. maddesi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5/1. maddesi ile TCK’nın 62/1, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca 8 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba, bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesince 11.09.2023 tarih ve 6977-5329 sayı ile; “1. Sanık hakkında hakkaniyete uygun makul bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle ve bozma kararını işlevsiz hale getirecek şekilde fazla ceza tayin edilmesi, 2. Geçmişte suç kaydı ve sabıkası olmayan, yargılama boyunca duruşmanın düzenini bozduğuna veya başkaca bir olumsuz tutum veya davranışının bulunduğuna ilişkin tutanaklara yansıyan bir durum bulunmayan sanık hakkında hükmolunan cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 62. maddesi uyarınca üst hadden indirim yapılması gerekirken; dosya içeriği ile uyumlu olmayan biçimde yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle takdir hakkı kullanılırken dokuzda bir oranında indirim yapılması suretiyle yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi” isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkeme ise 26.12.2023 tarih ve 360-379 sayı ile bozma kararına direnerek önceki hüküm gibi sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir. Direnme kararına konu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.03.2024 tarihli ve 19090 sayılı bozma istekli tebliğnamesi ile dosya 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu‘nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, Yargıtay 3. Ceza Dairesince 16.09.2024 tarih ve 5372-9811 sayı ile; hakkaniyete uygun makul bir cezaya hükmedilmesi gerektiği ve bozma sonrasında başkaca faaliyeti de gerekçe gösterilmediği halde alt sınırdan bozmadan önceki cezadan daha fazla ayrılmak suretiyle teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 62. maddesi uyarınca üst hadden indirim yapılması gerekirken dosya içeriğiyle uyumlu olmayan biçimde yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle takdir hakkı kullanılırken dokuzda bir oranında indirim yapılarak fazla ceza tayin edilmesi isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 25.11.2024 tarih ve 19090 sayı ile; ”5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu‘nun 307/4. maddesindeki düzenleme karşısında, Yüksek Dairenin direnme kararını yerinde görmediği takdirde dosyayı bir karar verilmek üzere Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göndermesi gerekirken, işin esasına girerek bozma kararı vermesinin hukuka aykırı olduğu” görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu‘nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 3. Ceza Dairesince 03.02.2025 tarih ve 21810-2581 sayı ile; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulü ile dosyanın incelenmek üzere Ceza Genel Kuruluna tevdiine karar verilerek Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. Uyuşmazlık Konusu Özel Daire ile İlk Derece Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlıklar; 1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 314. maddesinin ikinci fıkrası gereğince beş yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörülen suçta, mahkûmiyet hükmü kurulurken temel cezanın 6 yıl 6 ay hapis cezası olarak tayin edilmesinin isabetli olup olmadığının, 2. Takdiri indirime ilişkin TCK’nın 62. maddesi gereğince yapılan indirim oranının yerinde olup olmadığının, belirlenmesine ilişkindir. III. Olay ve Olgular İncelenen dosya kapsamından; Sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mensupları arasında iletişimi sağlamak amacıyla gizli haberleşmede kullanılan Bylock programını kullandığı ve aynı örgüte üye olma suçundan hakkında soruşturma bulunan firari şüpheli … kod isimli …’dan ele geçen dijital materyallerde sanığa ait birtakım bilgilerin bulunduğunun tespiti üzerine hakkında başlatılan soruşturmada kendisine ulaşılamaması nedeniyle hakkında yakalama kararı çıkartıldığı, iddianame düzenlenip dava açıldıktan sonra 02.02.2021 tarihinde yakalandığı, 13.06.2017 tarihli Bylock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı içeriğine göre; 05xx xxx 41 numaralı GSM hattı ile Bylock programını kullandığının, ID numarasının …, kullanıcı adının “…”, şifresinin “…” olduğunun tespit edildiği, anlaşılmaktadır. Tanık …, 2016 yılına kadar Bursa’da cemaat denilen yapı içinde üniversite öğrencilerinden sorumlu olarak görev yaptığını, 2016 yılında örgütün sözde … eyaleti bölge üniversite mesullüğünü yürütmeye başladığını, kendisine bağlı toplamda beş büyük bölge üniversite mesulü olduğunu, bunlardan birisinin de Siteler bölgesinde görev yapan sanık olduğunu, üniversite öğrencileriyle ilgilenenlere üniversiteci denildiğini, sanığın da kendisi gibi üniversiteci olup cemaatin evlerinde kalan öğrencilerle ilgilendiğini ve bölge üniversite mesulü olduğunu, Tanık …, … olarak tanıdığı sanığın bir kod ismi kullandığını ancak bunun ne olduğunu hatırlamadığını, 20 09… yıllarında sanığın da kendisi gibi cemaat evlerinde kaldığını, sanıkla öğrenci bakması nedeniyle irtibatlı olduklarını, sanığın ilkokul ya da lise grubundan ilgilendiği öğrenciler olduğunu, … kod isimli ilköğretim mesulü tarafından ilköğretim öğrencilerine ders anlatmaları için sanıkla beraber görevlendirildiklerini, bu öğrencilerin takiplerini gerçekleştirip onlara sohbet verdiklerini ve kendilerinden sorumlu olan … kod adlı kişiye bu hususta bilgileri ilettiklerini, Tanık …, lise öğrencisi olduğu dönemde arkadaşları … ve …’la beraber gittikleri cemaat evinde … olarak bildikleri sanığın kendileriyle ilgilendiğini, ders anlattığını, … kitaplarını okuyup sohbetler yaptığını, bahse konu eve gidip gelmeye devam ederken sanığın kendilerine hangi mesleği seçmeyi düşündüklerini sorduğunu, kendisinin asker olacağını söylediğini, sanığın motive edici konuşmalarıyla …’nın da asker olmaya yöneldiğini, …’in kendilerine ders anlattığını, askeri okul sınavlarına hazırladığını, bir süre sonra eve gelen … isimli bir şahısla …’in kendilerini tanıştırdığını, …’in de ara sıra gelerek çalışmaya ve askerliğe motive edici konuşmalar yaptığını, bu sırada … ve …’i …’in spor sınavları için ayrıca çalıştırdığını, o dönemde … ve …’a kod ismi verildiğini fark ettiğini, puanı jandarma okuluna yetmediği için onu biraz
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçunda Teşdit Nedeniyle Fazla Ceza Tayini Read More »

