Ödeme Emrinin Tanınmıyor Şerhiyle İade Edilmesi
Borçlu Şirkete Gönderilen Ödeme Emrinin Tanınmıyor Şerhiyle İade Edilmesi Borçlu Şirkete Gönderilen Ödeme Emrinin Tanınmıyor Şerhiyle İade Edilmesi: Tebligat Kanunu’nun 35/4. maddesi ise tüzel kişi muhatap ile ilgili olup “Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır.” hükmünü içermektedir. Bu hükme göre daha önce tebligat yapılmamış olsa bile tüzel kişinin yeni adresini kayıtlı olduğu sicile bildirmemesi hâlinde sicilde yazılı olan adresine aynı maddenin 2. ve 3. fıkralarına tebligat göre yapılabilecektir. Ticaret şirketine çıkarılıp bila tebliğ dönen tebligattaki adresin ticaret sicilinde kayıtlı adresi olduğunun anlaşılması ve ticaret şirketinin bu adresini değiştirmesi hâlinde, yeni adresini ticaret siciline tescil ve ilan ettirmediği takdirde 7201 sayılı Tebligat Kanunu‘nun 35. maddesinin 4. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2 ve 3. fıkra hükümleri uygulanarak ticaret sicilindeki adrese yapılan tebligat usulüne uygun olacaktır. Muhatap ticaret şirketi, ticaret sicilindeki adresini değiştirdiği hâlde yeni adresini ticaret siciline bildirmemişse ticaret sicilinde kayıtlı bulunan mevcut adresi nedeniyle adresi meçhul sayılamaz. 7201 sayılı Tebligat Kanunu‘nun 35/4 ve Yönetmeliğin 57/4. maddeleri “daha önce kendilerine tebligat yapılmamış olsa bile” hükmünü içermekte olup ticaret sicilinde kayıtlı adrese çıkarılan tebligatın hangi sebeple bila tebliğ iade edilmesi gerektiğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Muhatap ticaret şirketinin ticaret sicilindeki adresine Tebligat Kanunu’nun 35/4. uyarınca tebligat yapılabilmesi için bu adrese daha önce çıkartılan tebliğin yapılamayıp iade edilmiş (bila tebliğ dönmüş) olması yeterlidir. Aksinin kabulü muhatap ticaret şirketine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ yapılmasını imkânsız kılar. Bu nedenle borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi üzerine aynı adrese çıkarılan ödeme emri tebliği Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinin 4. fıkrası gereğince aynı maddenin 2 ve 3. fıkra hükümleri uyarınca usulüne uygundur. Ödeme Emrinin Tanınmıyor Şerhiyle İade Edilmesi Halinde Borçlu Şirketin Ticaret Sicilinde Kayıtlı Adresine Tebligat Yapılabilir mi Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas No: 2025/12-629 Karar No: 2026/385 Karar Tarihi: 18.06.2026 Taraflar arasında birleştirilerek görülen usulsüz tebliğ şikâyeti ve imzaya itiraz istemlerinden dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl dosyada şikâyetin kısmen kabulüne, birleşen dosyada itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl dosyada şikâyetin reddine, birleşen dosyada itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu şirket vekili ile alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. Talep 1. Asıl dosyada borçlular vekili; alacaklı vekili tarafından Eskişehir 6. İcra Müdürlüğünün 2022/7960 Esas sayılı dosyasında müvekkilleri aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte borçlu şirkete ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini, ödeme emrinin borçlu şirkete ilk olarak ticaret sicilinde kayıtlı olan “… Mah. … Sk. No:24/A Tepebaşı/Eskişehir” adresine tebliğe çıkarıldığını ve 27.10.2022 tarihinde muhatap tanınmadığından bila tebliğ iade edildiğini, bunun üzerine yine aynı adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu‘nun 35. maddesi gereğince çıkartılan tebligatın 02.11.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, Tebligat Kanunu’nun 35/4. maddesine göre tebligat yapılabilmesi için borçlunun ticaret sicil adresine usulüne uygun bila tebliğ işleminin yapılması gerektiğini, iade edilen tebligatta muhatabın adreste kime sorulduğuna ve kim tarafından tanınmadığının beyan edildiğine ilişkin herhangi bir ibarenin bulunmadığını, bu hususun Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in (Yönetmelik) 30 ve 31. maddelerine aykırı olduğunu, borçlu …’ün iş ortağının oğlu olan alacaklının adresini bilebileceğini, takip konusu senedin asıl borçlusu …’e tebligat yapılmayıp sadece adresinde faal olmayan, senette kefil olan borçlu şirkete tebligat yapıldığını, bu durumun alacaklının kötüniyetini açıkça ortaya koyduğunu, takibe 13.09.2023 tarihinde muttali olduklarını ileri sürerek usulsüz tebliğ şikâyetinin kabulü ile tebliğ tarihinin 13.09.2023 tarihi olarak kabul edilmesine, müvekkilinin her türlü taşınır, taşınmaz ve malvarlığına konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen dosyada borçlular vekili; alacaklı vekili tarafından Eskişehir 6. İcra Müdürlüğünün 2022/7960 Esas sayılı dosyasında müvekkilleri aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe dayanak senetteki imzanın müvekkili şirket yetkilisi …’e ait olmadığını, borca ve faize de itiraz ettiklerini ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. Cevap Alacaklı vekili; borçlu şirkete tebliğ edilen ödeme emrinin usulüne uygun olduğunu, bu nedenle imzaya itirazın süreden reddi gerektiğini belirterek istemlerin reddini savunmuştur. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı İlk Derece Mahkemesinin 19.04.2024 tarihli ve 2023/455 Esas, 2024/151 Karar sayılı kararı ile; asıl dosya yönünden, ödeme emri tebliğinin borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine gönderildiği ve 27.10.2022 tarihinde adreste tanınmadığından bahisle iade edilmesi üzerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu‘nun 35. maddesine göre 02.11.2022 tarihinde tebliğ edildiği, Özel Dairenin 28.03.2023 tarihli ve 2022/9364 Esas, 2023/2087 Karar sayılı emsal kararında belirtildiği üzere borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için bu adrese gönderilen tebligatın adresin kapalı olması ya da muhatabın adresten taşınmış olması şerhiyle tebliğ edilemeden iade edilmesinin zorunlu olduğu, ilk tebligatın tanınmadığından bahisle iade edilmesi hâlinde Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat yapılamayacağı, dolayısıyla borçlu şirkete ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği, birleşen dosya yönünden ise; hüküm kurmaya elverişli 21.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda takibe konu senetteki imzanın borçlu …’ün eli ürünü olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle asıl dosyada şikâyetin kısmen kabulü ile ödeme emrinin 13.09.2023 tarihinde tebliğ edildiğinin tespitine, borçlu …’e gönderilen ödeme emri bulunmadığından hukuki yarar yokluğundan şikâyetin reddine, birleşen dosyada itirazın kısmen kabulü ile borçlular yönünden icra takibinin durdurulmasına, borçlular vekilinin tazminat ve para cezası talebinin şartları oluşmadığından reddine, borca itiraza ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İstinaf A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 04.07.2024 tarihli ve 2024/842 Esas, 2024/1027 Karar sayılı kararı ile; asıl dosya yönünden, borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine gönderilen ilk ödeme emri tebligatının iade edilmesi üzerine aynı adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu‘nun 35/4. maddesine göre tebligat yapıldığı, tebligat mazbatasında kapıya ihbar kağıdı yapıştırıldığı şerhinin de bulunduğu, borçlu şirket vekili tarafından müvekkilinin bu adreste hâlen faal olduğu, bu adresi kullandığı hususunun da ileri sürülmediği, bu durumda
Ödeme Emrinin Tanınmıyor Şerhiyle İade Edilmesi Read More »

