WhatsApp ile Ayıp İhbarı - İtirazın İptali - Menfi Tespit Davası - Kayseri Tüketici Avukatı

WhatsApp ile Ayıp İhbarı

WhatsApp ile Ayıp İhbarı: Mahkemece ve Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafından sunulan WhatsApp yazışmaları delil olarak kabul edilmemişse de; söz konusu yazışmalarda adı geçen Ç.. isimli kişinin davacı şirket yetkilisi olduğu, 8 Ağustos 2018 tarihli yazışma içeriğinde “son gelen silikonlarda problem olduğunun” belirtildiği ve ürüne ait lot fotoğrafının da gönderildiğinin anlaşıldığı, buna göre söz konusu mallar yönünden ayıp ihbarı yapıldığı kabul edilerek yazışma içeriği mallar yönünden inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.

(6102 s. K. m. 23, 101) (6100 s. K. m. 199, 202) (2004 s. K. m. 67)

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Esas No: 2023/4666 Karar No: 2024/6256 Karar Tarihi: 11.09.2024

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. Dava

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında mevcut ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalara dayalı olarak cari hesap alacağına istinaden davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini belirterek davalının itirazının iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. Cevap

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın isteminin zaman aşımına uğradığını, davacı tarafından satılan silikonun, silikon tutma garantisi % 90 olarak verilmesine rağmen bu oranın % 60 seviyesinde kaldığını, bu bağlamda müvekkili şirketin zarara uğradığını, bu nedenlerle davacı tarafa herhangi bir borçları bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İlk Derece Mahkemesi Kararı

İlk Derece Mahkemesince; taraflar arasında tahakkuk eden ticari ilişki kapsamında davacı tarafın davalıdan takip konusu alacak miktarı kadar alacağı bulunduğu, alacağın dayanağını teşkil eden irsaliyeli faturaların davalı tarafa teslim edildiği, davalının söz konusu faturalarlar ilgili vergi mevzuatı açısından BA – BS formlarının ilgili vergi dairesine bildirmekle kendi ticari defterlerine işlediğinin kabul edilmesi gerektiği, davalı tarafın kendisine teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğuna ilişkin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu‘nun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince süresinde ve usulüne uygun herhangi bir ihbarda bulunmadığı, davalı tarafın alacağın zaman aşımına uğradığına ilişkin itirazının 6102 sayılı Kanun’un 101 inci maddesinde ön görülen 5 yıllık zaman aşımı süresi dolmadığı dikkate alındığında yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davalının zamanaşımı itirazının reddine, davanın kabulüne, davalının Bakırköy 9. İcra Müdürlüğünün 2018/21444 takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynı alacak üzerinden devamına, takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, hükmedilen alacağın % 20’si üzerinden hesaplanan 68.093,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı

Bölge Adliye Mahkemesince; (Kapatılan) Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 2015/5982 E- 2015/15327 K. sayılı karar içeriğinde işaret edildiği üzere, ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması gerektiği, davalı vekilince bu yönde yargılama aşamasında bir kısım WhatsApp yazışma fotokopileri sunulmuş ise de söz konusu yazışmaların hangi tarihte yapıldığı, hangi tarihteki alınan hangi miktardaki ürünlere ilişkin olduğu belli olmadığı gibi, söz konusu WhatsApp yazışmalarının davalı şirketi bağlayıcı nitelikte yazışmalar (davalı şirket yetkilisi veya temsilcisi) olduğu da anlaşılamadığı, buna göre davalı yanca sunulu WhatsApp yazışmalarının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu‘nun 199 uncu maddesi kapsamında belge ve aynı Kanun’un 202 nci maddesi uyarınca delil başlangıcı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu sonuca göre davalı yanca ihbar şartının yerine getirildiğinin kanıtlanmadığı gerekçesiyle hüküm kurulmasının isabetli görüldüğü, davalı vekilinin aksi yönündeki istinaf nedenleri yerinde görülmediği, kaldı ki davalı yanca davacıdan satın alınan kimyasalların % 90 silikon tutma garantisi ile satıldığı iddiasına ilişkin de herhangi bir kanıt sunulmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. Temyiz İncelemesi
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, ticari satıma ilişkin cari hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2004 sayılı İcra İflas Kanunu‘nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Dava, mal satımından kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince ayıp ihbarının süresinde ve usulüne uygun yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de WhatsApp yazışmalarının belge yada yazılı delil başlangıcı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Her ne kadar Mahkemece ve Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafından sunulan WhatsApp yazışmaları delil olarak kabul edilmemişse de; söz konusu yazışmalarda adı geçen Çağdaş isimli kişinin davacı şirket yetkilisi olduğu, 8 Ağustos 2018 tarihli yazışma içeriğinde “son gelen silikonlarda problem olduğunun” belirtildiği ve ürüne ait lot fotoğrafının da gönderildiğinin anlaşıldığı, buna göre söz konusu mallar yönünden ayıp ihbarı yapıldığı kabul edilerek yazışma içeriği mallar yönünden inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. Sonuç

Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun’un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.09.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

WhatsApp ile Ayıp İhbarı

WhatsApp ile Ayıp İhbarı: Dava, ayıplı teslim nedeniyle başlatılan takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ile ayıp ihbarının şekle bağlı olmadığı, davalının ayıp ihbarını WhatsApp mesajı ile yaptığını, bu durumun davacının kabulünde olduğu, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığına ilişkin davacı itirazı bulunmadığı, mahkemenin bunu re’sen dikkate alamayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

(2004 s. K. m. 72) (6102 s. K. m. 23)

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Esas No: 2022/1566 Karar No: 2023/5196 Karar Tarihi: 21.09.2023

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. Dava

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında ticari alışveriş gerçekleştiğini, son olarak davalıya 10/02/2017 tarihli ve 077103 nolu faturadaki ürünlerin satıldığını, ürünlerin davalı tarafından teslim alındığını, yasal süresinde ürün ve faturalara hiçbir itirazın ileri sürülmediğini, aradan bir yıl geçtikten sonra davalı tarafından müvekkili aleyhine Gaziantep İcra Müdürlüğü’nün 2018/40122 Esas sayılı dosyası ile müvekkili tarafından düzenlenen fatura dayanak gösterilerek ilamsız takip başlatıldığını, müvekkilinin davalıya hiçbir borcu olmadığını, dayanak faturada müvekkilinin satıcı olduğunun açıkça belli olduğunu, takip başlatılan icra dairesinin yetkisiz olduğunu, ihtirazi kayıt ileri sürülmeden teslim alınan ve aradan bir yıllık sürenin geçmesinden sonra başlatılan takip nedeniyle hiçbir borcun bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının %20’den aşağı olmamak üzere tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. Cevap

Davalı vekili cevap dilekçesinde; takip dayanağı fatura bedelinin davacıya peşin ödendiğini, ancak gümrük kontrollerinde faturada belirtilen malların ayıplı olduğunun ortaya çıktığını, taraflar arasında yapılan görüşmeler neticesinde malların gümrükte imha edilmesi ve ödenen paranın iade edilmesi mutabakatına vardıklarını, muvafakat ile gümrükte malların imha edildiğini, şirket çalışanı ile irtibata geçilip fotoğrafların gönderildiğini, zararın karşılanacağı mesajının atıldığını, paranın transfer edileceğinin mesajının atıldığını, ancak bugüne kadar hiçbir ödemenin olmadığını, bu yüzden takip başlattıklarını, müvekkiline teslim edilmiş başka bir ürün bulunmadığını, davacının takibe itiraz etmediğini, yetki itirazının yersiz olduğunu savunarak davanın reddine, davacının %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.

III. İlk Derece Mahkemesi Kararı

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından süresinde ayıp ihbarı yapıldığının ispatlanamadığı, bu nedenle davacının davalıya borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İstinaf
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirket ortağı A.T.’nin müvekkiline zararın karşılanacağını söylediğini, yine karşılıklı WhatsApp yazışmaları ile ürünlerin imhasının kararlaştırıldığını, bunun üzerine ürünlerin gümrük tarafından imha edildiğini, davacı vekilinin 31.01.2020 tarihli celsede “WhatsApp yazışmalarını yapan A.T.’dir, şirket ortağıdır” diyerek yazışmaları ikrar ettiğini, daha sonra davacı şirkete 30.11.2017 tarihli ihtarname ile ürünlerin ayıplı olduğu, gümrükte imha edildiği ve buna rağmen ödeme yapılmadığı yönünde ihtarname gönderildiğini ve ödenen bedelin iadesinin istendiğini, davacı şirketin iş bu ihtarnameye cevap dahi vermediğini, mahkeme gerekçesinin kendi içinde çelişkili olduğunu, ayıp ihbarının şekle bağlı olmadığını, müvekkilinin ayıp ihbarını WhatsApp yolu ile yaptığını ve ayıp ihbarının yapıldığının davacı tarafça kabul edildiğini, buna rağmen davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ayıp ihbarının şekle bağlı olmadığı, davalının ayıp ihbarını WhatsApp mesajı ile yaptığını, bu durumun davacının kabulünde olduğu, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığına ilişkin davacı itirazı bulunmadığı, mahkemenin bunu re’sen dikkate alamayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. Temyiz
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde davalının yasal süre içerisinde hiçbir itiraz ileri sürmediğinin, ihtirazi kayıt koymadan ürünün teslim alındığının ve aradan bir yıllık süre geçtikten sonra takip başlatıldığının belirtildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu‘nun 23 üncü maddesinin (c) bendindeki sürenin hak düşürücü süre olduğunu, süresinde ayıp ihbarının yapıldığına ilişkin dayanılan delillerin somut olmadığını, yapılan ihbarın tacirler arası ihbar için belirlenen şekil şartına uygun olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, ayıplı teslim nedeniyle başlatılan takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu‘nun 23 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. Karar

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yıllık Tecrübe
0 +
Mutlu Müvekkil
0 +
Dava Takibi
0 +
Başarı Oranı
% 0 +
WhatsApp ile Ayıp İhbarı – Kayseri Tüketici Avukatı

Tüketici hukuku ile ilgili süreçlerde herhangi bir mağduriyete ve hak kaybına uğramamak için güncel mevzuat ve Yargıtay kararlarının takip edilmesi önem arz etmektedir. Gerekli başvuru veya itirazların zamanında ve usulüne uygun yapılması ve herhangi bir hak kaybı yaşanmaması açısından alanında uzman bir tüketici avukatından hukuki yardım almaları faydalı olacaktır.

Alanında uzman Kayseri Tüketici Avukatı kadrosu ve 15 yılı aşkın deneyimi ile Zülküf Arslan Hukuk Büromuz; tüketici hakem heyeti başvurusu ve tüketici mahkemesinde dava takibi başta olmak üzere tüketici hukuku ile ilgili her türlü dava sürecinde müvekkillerine avukatlık, arabuluculuk ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir.

Kayseri Tüketici Avukatı arıyorsanız 15 yılı aşkın deneyimi ile avukat kadromuzdan dava süreci, hukuki statünüz, haklarınız ile dava ücret ve masrafları konusunda ön bilgi alabilir; detaylı bilgi ve tüm sorularınız için bizimle iletişime geçebilir veya yüz yüze görüşmek için Zülküf Arslan Hukuk Büromuzu ziyaret edebilirsiniz.