Disiplin Soruşturmasına Konu Fiillere ilişkin Ceza Dosyası Kesinleşmeden Meslekten Çıkarma Cezası Verilebilir mi - Kayseri İdare Hukuku Avukatı - Kayseri Avukat Zülküf Arslan Hukuk Bürosu

Disiplin Soruşturmasına Konu Fiillere ilişkin Ceza Dosyası Kesinleşmeden Meslekten Çıkarma Cezası Verilebilir mi

Danıştay 2. Daire

Esas No: 2025/739 Karar No: 2025/5453 Karar Tarihi: 25.11.2025

İstemin Konusu: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

Yargılama Süreci
Dava Konusu İstem

Dava; Ağrı İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda sahtecilik fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü‘nün 8/6 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun… günlü, … sayılı kararının 46. olaya ilişkin kısmının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti

… İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararla; davacının, disiplin cezasıyla cezalandırılmasına temel olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nde öngörülen eyleminin, mevcut hukuki durum itibarıyla 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun‘daki meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylemler arasında yer almaması ve suç ve cezada lehe olan kuralın uygulanması kuralının disiplin yaptırımları yönünden de geçerli bir ilke olması karşısında, Tüzük’ün 8/6 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti

Danıştay İkinci Dairesinin 11/06/2024 günlü, E:2024/808, K:2024/3602 sayılı bozma kararına uyularak, uyuşmazlığın esasına girilmek suretiyle … Bölge İdare Mahkemesi… İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; davacının, disiplin soruşturmasına konu fiilleri nedeniyle yargılandığı ceza davasında, … Ağır Ceza Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan 5 yıl 10 ay; rüşvet suçundan ise 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, anılan yargı kararı uyarınca davacının sahtecilik fiilini işlediği sonucunun ortaya çıktığı, bu itibarla sübuta eren fiil kapsamında usulüne uygun olarak yürütülen disiplin soruşturması sonucunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile istinafa konu mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

Temyiz Edenin İddiaları

Davacı tarafından; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/6 maddesinde düzenlenen ve meslekten çıkarma cezasını gerektiren sahtecilik fiilinin, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun‘da düzenlenmemesi nedeniyle lehe olan hükmün uygulanması ilkesi çerçevesinde karar verilmesi gerektiği, aynı birimde görev yapan birçok kişi içerisinde sadece kendisinin sorumlu tutulduğu, hukuki güvenlik, eşitlik ve kazanılmış hakka saygı ilkelerinin ihlal edildiği, disiplin soruşturmasına konu eylemleri nedeniyle yargılandığı ceza davasında verilecek kararın beklenilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

Karşı Tarafın Cevabı

Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakiminin Düşüncesi

Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.

Türk Milleti Adına

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İnceleme ve Gerekçe
Maddi Olay

Dava dosyasının incelenmesinden; 13/02/2014 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından mükerrer sürücü belge sicillerinin birleştirilmesi için Ağrı İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğüne liste gönderildiği, yapılan kontrollerde Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, Pol-Net sistemi üzerinden bazı şahıslara ait sürücü belge dosyalarında güncelleme yapmak suretiyle usulsüz olarak şahısların sürücü belgesi almalarını sağladığının tespit edildiği, hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda hazırlanan raporun 46. olaya ilişkin kısmında M.Ç isimli şahsa ait … sicil numaralı sürücü belgesi dosyasında sınıf yükseltme ile ilgili ve (E) sınıfına dair hiçbir evrak bulunmamasına rağmen 22/08/2013 tarihinde POLNET sistemi üzerinde (B) sınıfından (E) sınıfına yükseltme işlemi yaptığı gerekçesiyle dava konusu işlemin tesis edilmesi üzerine temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İlgili Mevzuat

3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu‘nun 83. maddesinin birinci cümlesi uyarınca yürürlüğe konulan ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunduğu şekliyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü‘nün 8/6 maddesinde; hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, (…) kalpazanlık, kasden adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira fiilleri meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylemler olarak hükme bağlanmıştır.

08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun‘da, Tüzük’ün 8/6 maddesindeki fiillere ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş, anılan Kanun’un 9. maddesinde; Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller ile ilgili olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin, 34. maddesinde ise; bu Kanun’da hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanun’un disipline ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.

Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu‘nun 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline karar verilmesi sonrasında yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun‘un Geçici 1. maddesiyle “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre re’sen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur.” kuralı getirilmiştir.

Hukuki Değerlendirme

Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için, disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının, usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak bu eyleme uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.

Bu bağlamda, yapılan soruşturma sonucunda disiplin cezası verilebilmesi için, suça esas fiilin sübuta erdiğine ilişkin tespitin, hukuken geçerli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillere dayanması gerektiği; aksi durumda, Anayasa, uluslararası sözleşmeler ve yargı kararları ile güvence altına alınmış bulunan masumiyet karinesinin ihlali sonucunun doğabileceği açıktır.

Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden gerçekleştirilen incelemelerde; davacının, disiplin soruşturmasına konu fiilleri nedeniyle kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve rüşvet suçlarından yargılandığı ceza davasında, … Ağır Ceza Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan neticeten 5 yıl 10 ay; rüşvet suçundan ise neticeten 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla davacının istinaf başvurusu yerinde görülerek ilk derece mahkemesi kararının bozulduğu ve dosyanın, yeniden karar verilmek üzere mahkemesine gönderildiği, ilk derece mahkemesince henüz bir karar verilmediği anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta; davacıya isnat edilen disiplin cezasına konu fiilin sahtecilik olduğu, davacının aynı eylemi nedeniyle yargılandığı ceza davasındaki suçun da kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği olarak belirlendiği, bir başka ifadeyle disiplin cezasına konu eylem ile ceza yargılamasına konu eylemin vasıflandırmasının örtüştüğü görülmektedir.

Bu itibarla; Bölge İdare Mahkemesince, davacı hakkındaki ceza yargılaması sonucunda verilecek karar kesinleştikten sonra, disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile ceza mahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği kanaatine varıldığından, temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.

Karar Sonucu

Açıklanan nedenlerle;

1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,

2. … Bölge İdare Mahkemesi… İdari Dava Dairesince verilen… günlü, E:… K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,

3. 2577 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun’la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine,

4. 2577 sayılı Kanun’a 6545 sayılı Kanun’un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25/11/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yıllık Tecrübe
0 +
Mutlu Müvekkil
0 +
Dava Takibi
0 +
Başarı Oranı
% 0 +
Ceza Dosyası Kesinleşmeden Meslekten Çıkarma Cezası – Kayseri İdare Hukuku Avukatı

İdari dava ve başvuru süreçlerinde etkin bir temsil için alanında deneyimli ve güncel mevzuat ile içtihatlara hakim  bir avukattan hukuki destek almanız büyük önem arz etmektedir. İdare Hukuku ve Anayasa Mahkemesi Başvuruları alanında yetkin avukat kadrosu ve 15 yılı aşkın deneyimi ile Zülküf Arslan Hukuk Bürosu,  yerli ve yabancı kişi ve kurumlara avukatlık, arabuluculuk ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir.

Zülküf Arslan Hukuk Bürosu, güvenilir, şeffaf ve profesyonel hizmet anlayışı ile hakkaniyet çizgisinden ayrılmadan faaliyetlerini sürdürmekte ve müvekkillerini mahkeme ve yasal merciler önünde başarı ile temsil etmektedir. İdari dava ve başvurularda herhangi bir mağduriyete veya hak kaybına uğramamak için gerekli başvuruların ve itirazların zamanında ve usulüne uygun yapılması büyük önem arz etmektedir. Bu süreçte, alanında uzman bir avukattan hukuki yardım alınması faydalı olacaktır. 

Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi başvurularında gerekli başvuruların zamanında ve usulüne uygun yapılması açısından alanında uzman bir avukattan hukuki yardım alınması faydalı olacaktır. Başvuru sürecinde sırasında herhangi bir mağduriyete ve hak kaybına uğramamak için güncel mevzuat ve yargı kararlarının takip edilmesi önem arz etmektedir. 

Alanında yetkin Kayseri Avukat kadrosu ve 15 yılı aşkın deneyimi ile Zülküf Arslan Hukuk Büromuz, idari dava süreçlerinin takibinin yanı sıra savunma hakkını ve hak arama özgürlüğünü temin etmek adına Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) başvuru sürecinde taraflara hukuki yardım sunmaktadır. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) başvuru sürecinde herhangi bir mağduriyete veya hak kaybına uğramamak için gerekli başvuruların zamanında ve usulüne uygun yapılması büyük önem arz etmektedir. Bu süreçte, alanında uzman bir avukattan hukuki yardım alınması faydalı olacaktır. Zülküf Arslan Hukuk Bürosu olarak; Yalçınkaya Kararı başta olmak üzere AİHM kararlarının Türkçe çevirilerini yapan Eski AİHM Hukukçusu Dr. Orhan Arslan koordinatörlüğünde müvekkillerimize Anayasa Mahkemesi ve AİHM başvurusunun yanı sıra emsal AYM ve AİHM Kararları çerçevesinde yeniden yargılama başvurusu hususunda da hukuki destek vermekteyiz.

İdari dava sürecinin takibi ile Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)’ne başvuru yapmak ve süreci takip etmek için bir avukat arıyorsanız 15 yılı aşkın deneyimi ile avukat kadromuzdan dava süreci, hukuki statünüz, haklarınız ile başvuru ücret ve masrafları konusunda ön bilgi alabilir; detaylı bilgi ve tüm sorularınız için bizimle iletişime geçebilir veya yüz yüze görüşmek için Zülküf Arslan Hukuk Büromuzu ziyaret edebilirsiniz.