Görevi Yaptırmamak için Direnme Suçuna Azmettirme ve Suçun İşlenmesine Yardım
Görevi Yaptırmamak için Direnme Suçuna Azmettirme ve Yardım 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu Görevi yaptırmamak için direnme – Madde 265 (1) Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi halinde, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (3) Suçun, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle veya birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır. (4) Suçun, silahla ya da var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. (5) Bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır. Azmettirme – Madde 38 (1) Başkasını suç işlemeye azmettiren kişi, işlenen suçun cezası ile cezalandırılır. (2) Üstsoy ve altsoy ilişkisinden doğan nüfuz kullanılmak suretiyle suça azmettirme halinde, azmettirenin cezası üçte birden yarısına kadar artırılır. Çocukların suça azmettirilmesi halinde, bu fıkra hükmüne göre cezanın artırılabilmesi için üstsoy ve altsoy ilişkisinin varlığı aranmaz. (3) Azmettirenin belli olmaması halinde, kim olduğunun ortaya çıkmasını sağlayan fail veya diğer suç ortağı hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezasına hükmolunabilir. Diğer hallerde verilecek cezada, üçte bir oranında indirim yapılabilir. Yardım etme – Madde 39 (1) Suçun işlenmesine yardım eden kişiye, işlenen suçun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, onbeş yıldan yirmi yıla; müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde cezanın yarısı indirilir. Ancak, bu durumda verilecek ceza sekiz yılı geçemez. (2) Aşağıdaki hallerde kişi işlenen suçtan dolayı yardım eden sıfatıyla sorumlu olur: a) Suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmek. b) Suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak. c) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak. Yargıtay Ceza Genel Kurulu Esas No: 2014/727 Karar No: 2018/99 Karar Tarihi: 13.03.2018 Kararı veren Yargıtay Dairesi: 15. Ceza Dairesi Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi Özet: Hakkında işlem yapmak isteyen görevlilerin elinden tek başına kaçamayacağını düşünen sanığın, yardım istediği ana kadar etrafta bulunan şahısların polis memurlarına yönelik suç işleme konusunda bir fikirlerinin bulunduğuna ilişkin dosyaya yansıyan bir delilin olmaması ve olayın gerçekleştiği yerin sıkça suç işlenen bir mahalle olarak bilinmesi hususları dikkate alındığında; sanığın bu aşamada söylediği “Beni kurtarın!” şeklindeki sözlerin suç işleme konusunda karar uyandırıcı nitelik ve ağırlıkta olduğu, sanığın bu söz ile polis memurlarının görevini yapmasını engelleme ve polis araçlarına zarar verme hususunda henüz bir fikri olmayan inceleme dışı sanıkları harekete geçirip, onlarda ve olaya katılan diğer kişilerde polis memuru olan şikâyetçilere yönelik görevi yaptırmamak için direnme ve kamu malına zarar verme suçlarını işleme kararının oluşmasını sağladığı anlaşıldığından, sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu\’nun 38. maddesi uyarınca azmettiren sıfatıyla cezai sorumluluğunun bulunduğu kabul edilmelidir. İçtihat Metni Sanık …\’nın görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu\’nun 265/1-3. maddesi uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası; kamu malına zarar verme suçundan TCK\’nın 152/1-a maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, her iki suç yönünden aynı Kanunun 51. maddesi uyarınca ertelemeye ilişkin Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 03.11.2011 tarihli ve 861-546 sayılı hükümlerin, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesince 15.09.2014 tarih ve 24366-14602 sayı ile; \”…Yaralama suçundan aranan sanığı yakalamak için görevli polis memurlarının iki ekip hâlinde sanığın ikâmet ettiği mahalleye gittikleri, kahvehane önünde sanığı görmeleriyle birlikte sanığın kaçmaya başladığı ve yapılan uzun takip sonucu bir evin odunluğunda yakalanıp kelepçelenerek ekip otosuna doğru getirilirken sanığın, kelepçeden kurtulup çevrede bulunanlardan \’beni kurtarın\’ diye yardım istemesi üzerine çevrede bulunanların, polis memurlarının kendilerini tanıtmalarına ve sanığı yaralama suçundan yakaladıklarını bildirmelerine rağmen içinde temyiz dışı sanık … ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuk …’in de bulunduğu 50-60 kişilik grubun polise ve ekip araçlarına taş atmak suretiyle sanık …\’i polisinden elinden kurtarmaya çalıştıkları, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu\’nun 38. maddesine göre azmettiren kişinin cezalandırılması için, belli bir suçu işleme hususunda henüz fikri olmayan bir kişiye, bu suçu işlemeye karar verdirilmesinin gerektiği, somut olayda, sanık …\’in polisler tarafından yakalandığında mahalle sakinlerine hitaben yalnızca \’beni kurtarın\’ şeklinde bağırdığı, dolayısıyla temyiz dışı sanıkları ve mahalleliyi suç işlemeye teşvik ettiği anlaşılmakla, sanık hakkında TCK\’nın 39/2. maddesi uyarınca, polisin elinde bulunan sanığın polisten alınmasına yönelik suç işlemeye teşviğin oluştuğu gözetilerek, buna göre uygulama yapılması gerekirken, şartları bulunmayan azmettirmenin kabulü ile sanık hakkında fazla ceza tayini\” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İtirazı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 01.10.2014 tarih ve 67882 sayı ile; \”…Sanık …\’nın olay öncesinde bir yaralama olayına karıştığı ve güvenlik güçleri tarafından arandığı, olay günü sanığın Bursa ili Hacivat Mahallesinde olduğu duyumunu alan güvenlik güçlerinin iki ekip hâlinde mahalleye geldikleri, 240 ile 354. numaralı sokakların kesiştiği kahvehane önünde sanığı gördükleri, sanığın kaçmaya başladığı ve yapılan takip neticesinde yakalanıp kelepçelenerek ekip otosuna getirildiği esnada, kelepçelerden kurtulan sanığın \’Beni kurtarın\’ diyerek yardım istemesi üzerine 50-60 kişilik bir grubun toplanarak taş atması neticesinde polis araçlarının zarar gördüğü ve görevli memurlara direnildiği olayda, sanığın \’beni kurtarın\’ şeklindeki beyanının azmettirme niteliğinde olduğu, zira kalabalığın önceden suç işleme konusunda bir kararının bulunmadığı, sanığın azmettirmesi neticesinde harekete geçtikleri, bu nedenle yerel mahkeme uygulamasının doğru olduğu ve hükmün onanması gerektiği\” görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu\’nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Özel Dairece, 04.11.2014 tarih ve 19047-17984 sayı ile itirazın yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI Sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve kamu malına zarar verme suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar itiraz edilmeksizin, diğer sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve kamu malına zarar verme suçlarından verilen mahkûmiyet hükümleri ise temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olup, itirazın kapsamına göre inceleme sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve kamu malına zarar verme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Özel
Görevi Yaptırmamak için Direnme Suçuna Azmettirme ve Suçun İşlenmesine Yardım Read More »

