Toplu İş Sözleşmesi Kapsamında Servis Hizmetinden Yararlanamayan İşçi Servis Ücreti Talep Edebilir mi?
Toplu İş Sözleşmesi Kapsamında Servis Hizmetinden Yararlanamayan İşçi Servis Ücreti Talep Edebilir mi? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas No: 2017/9-1059 Karar No: 2019/93 Karar Tarihi: 07.02.2019 Özet: Mahkemece iş müfettişliğine sunulan bilgi notunda yer alan yerlerin demiryolu güzergâhındaki yerler olup olmadığı, davalının demiryolu güzergâhında olmamasına rağmen servis koyduğu yerler bulunup bulunmadığı usulünce belirlenmeli, buna göre davalı işverenin \”eşit davranma ilkesi\”ni ihlal edip etmediği konusunda sonuca varılmalıdır. (4857 S. K. m. 5) Taraflar arasındaki işçilik alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Sakarya 2. İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 11.04.2016 tarihli ve 2015/1353 E.- 2016/363 K. sayılı kararın temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 09.05.2016 tarihli ve 2016/14358 E.- 2016/11403 K. sayılı kararı ile; \”A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirkette çalıştığını, davalı şirketin bir kısım işçilere servis hizmeti verdiğini, farklı güzergâhta ikamet eden davacıya servis imkânı sağlamadığını, herhangi bir ücret de ödemediğini, T.C Çalışma Bakanlığı\’na yapılan şikâyet sonucunda, servis ücretlerinin ödenmesi yönünde rapor düzenlenmesine rağmen, davalı şirketin servis ücretini ödememekte direndiğini iddia ederek servis ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili cevap dilekçesinde; 4857 sayılı İş Kanunu\’nda işverenin, işçiye yol veya servis ücreti ödeyeceğine dair herhangi bir düzenlemenin olmadığını, daha önce trenin güzergâhında servis hizmeti sağlanırken daha sonra karayolu ile servis imkânı sağlandığını, davalı şirketin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinde belirlenen güzergâhlara servis hizmeti sağladığını, güzergâh üzerinde olmayan işçilerin servis hizmetlerinden faydalanamamasının eşitlik ilkesine aykırı olamayacağını, davacının delil olarak dayandığı rapor ile ilgili olarak davalı şirkete ulaşmış herhangi bir müfettiş raporunun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davacının toplu iş sözleşmesine tabi olduğu, servis hizmetinden yararlanamadığı, bu durumun İş Kanunu\’nun 5. maddesindeki eşit davranma ilkesine aykırı olduğu, dolayısıyla davacının servis ücreti alacağına hak kazandığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı yasal süresi içerisinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiştir. E) Gerekçe: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Dosyada mevcut toplu iş sözleşmeleri hükümlerine göre davalı işverenlik tren ve banliyö istikametinde bulunan yerlere göre ücretsiz olarak trenden faydalandırma ve daha sonra da servisten yararlanma hakkı tanıdığı, söz konusu haklar dışında davacı işçilerin ikamet ettikleri yere ilişkin herhangi bir servis uygulamasının söz konusu olmadığı gibi toplu iş sözleşmesinde de bu konuda bir düzenleme olmadığı anlaşıldığından Mahkemece davacıların servis hizmetinden yararlandırılmadıklarından bahisle servis ücretine hükmedilmesi hatalıdır…\” gerekçesiyle oy çokluğu ile bozularak dosya geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir. HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava servis ücreti alacağının tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı işverenin iş yerinde çalışan bir kısım işçilere servis hizmeti vermekte iken, davacı ve arkadaşlarına servis hizmeti vermediği gibi, ücretini de ödemediğini, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yaptıkları şikâyet üzerine hazırlanan raporda servis ücreti ödenmesi gerektiğinin belirtilmesine rağmen, ödeme yapılmadığını ileri sürerek servis ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Vagon Sanayi A.Ş (TÜVASAŞ) vekili, TÜHİS ile davacının üyesi olduğu Demiryol-İş Sendikası (Sendika) arasında imzalanan 26. Dönem Toplu İş Sözleşmesi\’nin (TİS) 72\’nci maddesinde \”Sosyal yardım gayesiyle işçilerin iş yerlerine getirilip götürülmeleri için kamu araçları ile taşınmaları konusunda mevcut uygulamaya devam olunur\” hükmü gereği servis hizmeti verildiğini, maddedeki \”mevcut uygulamalar\” ile daha önceki sözleşmelerde yazılı uygulamaların kastedildiğini, atıf yapılan uygulamanın dayanağı olan 10. Dönem Toplu İş Sözleşmesi\’nin 89\’uncu maddesinde \” Adapazarı Vagon Sanayi Müessesesinde çalışan ve müessese lojmanlarında veya işyeri civarında ikamet eden işçilere (Mithatpaşa-Adapazarı) arasında muteber banliyö kartı verilir\” hükmünün bulunduğunu, ancak 11. Dönem Toplu İş Sözleşmesi süresince demiryolu güzergâhında çalışan işçilerin getirilip götürülmelerinin önce TCDD trenleri ve kamu araçları ile sağlandığını, TCDD\’nin tüm tren hizmetlerini kaldırması ve şirketin elinde yeterli sayıda kamu aracı bulunmaması nedeni ile bu hizmetin yine demiryolu güzergâhında olmak üzere hizmet satın alma yolu ile sağlandığını, davalı müvekkilinin Toplu İş Sözleşmesi hükümlerini uyguladığını, davacının güzergâh üzerinde oturmadığı için servis hizmetinden yararlanamamasının 4857 sayılı İş Kanunu\’nun 5\’inci maddesi anlamında eşitlik ilkesine aykırılık teşkil etmeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacı işçinin Toplu İş Sözleşmesi\’ne tabi olduğu, servis hizmetinden yararlanamadığı, bu durumun İş Kanunu\’nun 5\’inci maddesindeki eşit davranma ilkesine aykırılık oluşturduğu, bu nedenle davacının servis ücretine hak kazandığı gerekçesi ile bilirkişi raporunun servis imkânının işverene maliyeti esas alınarak hesap edilen seçeneğine itibar edilmek sureti ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraf vekillerince temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde açıklanan nedenle oy çokluğu ile bozulmuştur. Mahkemece, 4857 sayılı İş Kanunu\’nun 5\’inci maddesi ile 100 sayılı Uluslararası Çalışma Örgütü (İLO) Sözleşmesinin (Sözleşme) 1, 2 ve 3\’üncü maddelerindeki hükümlere yer verildikten ve Sözleşmenin 1\’inci maddesi hükmü karşısında servis imkânı sağlanmasının do1aylı olarak ücret kapsamı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yapıldıktan sonra, ilaveten 10. Dönem Toplu İş Sözleşmesi ile başlangıçta kamuya ait banliyö trenleri ile sağlanan servis hizmetinin güzergâhlardaki banliyö tren seferlerinin kaldırılması nedeni ile güzergâha giden işçilerin taşınmasına kamu araçlarıyla değil özel otobüs ve midibüslerle devam edildiği, bunun iş yeri uygulaması hâline geldiği, banliyö seferlerinin iptali nedeni ile banliyö kartı uygulamasına son verilmediği, sabah 230 (ikiyüzotuz), akşam 320 (üçyüzyirmi) işçinin servis hizmetinden faydalandığı, bir kısım işçilere sağlanan servis hizmetinden 4857 sayılı Kanun\’un 5 ve 100 sayılı İLO Sözleşmesinin 1,2 ve 3\’üncü maddeleri hükmüne göre tüm işçilerin yararlanması gerektiği, servis hizmetinden yararlanamayan davacıya da eşit işlem borcuna binaen servis ücreti ödenmesi gerektiği, 9. Hukuk Dairesinin 2010/25797 E.-2011/43670 K. sayılı kararının da aynı yönde olduğu gerekçesi ile önceki gerekçe de tekrar edilmek sureti ile direnme kararı verilmiştir. Direnme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olay bakımından davalı iş yerinde uygulanmakta olan toplu iş sözleşmeleri hükümleri dikkate alındığında davacının servis hizmetinden yararlanamamasının 4857 sayılı İş Kanunu\’nun 5\’inci maddesine aykırılık oluşturup oluşturmadığı, burada varılacak sonuca göre davacı işçinin servis ücretine hak kazanıp kazanamayacağı noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle, toplu iş sözleşmesi ve \”eşit davranma\” konuları üzerinde kısaca durmak gerekir. Toplu iş sözleşmesi Toplu iş sözleşmesi işçi kuruluşları ile işveren kuruluşları veya işveren arasında iş (hizmet) sözleşmesine uygulanabilecek çalışma şartlarını

