Nisbi Butlan Sebebiyle Evliliğin İptali: Yüz Kızartıcı Suçtan Mahkumiyet veya Ağır Hastalık Halinin Eşten Gizlenmesi
Nisbi Butlan Sebebiyle Evliliğin İptali: Yüz Kızartıcı Suçtan Mahkumiyet ve Ağır Hastalık Halinin Saklanması Nisbi Butlan Sebebiyle Evliliğin İptali: Dosya incelendiğinde; davacı-davalı kadının Isparta 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin … esas ve Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin … esas sayılı dosyalarında ayrı ayrı hırsızlık suçundan ceza aldığı anlaşılmaktadır. Hırsızlık suçu yüz kızartıcı suçlardandır. Davalı-davacı erkeğin hırsızlık suçundan mahkum olmuş birinin böyle bir durumunu bilmeden onunla evlenmesi, davalı-davacı erkek açısından davacı-davalı kadının önemli bir niteliğinde yanılma olarak kabul edilmelidir. Aynı zamanda bu yanılma durumu, davalı-davacı erkek yönünden davacı-davalı kadınla birlikte yaşamayı çekilmez bir duruma sokacak niteliktedir. Bu durumda, davanın nisbî butlan sebebiyle kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirmelerle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. (4721 s. K. m. 149) Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Esas No: 2022/8299 Karar No: 2022/10349 Karar Tarihi: 12.12.2022 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından birleşen davanın reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Birleşen dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 149/2. maddesi gereğince evliliğin iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince “davacı davalı kadının davalı davacıyla evlenmeden önce iki kez hırsızlık suçu işlediği, evlenmeden önce veya evlenme sırasında bunlardan davalı davacı erkeğe bahsetmediği, davalı davacı erkeğin kadının bu suçları işlediğini evlendikten sonra öğrendiği, hırsızlık suçu işlemiş biriyle evlenmiş olmanın önemli bir nitelikte yanılma niteliğinde olduğunun değerlendirildiği” gerekçesiyle birleşen davanın kabulü ile evliliğin iptaline karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı-davalı kadın tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, istinaf incelemesi yapan bölge adliye mahkemesince, davacı-davalı kadının istinaf isteminin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Davalı-davacı erkek, eşinin evlenmeden önce hırsızlık suçundan sabıkalı olduğunu, kendisi ile evlenmesinin asıl amacının evlilik birliği kurmak olmadığını ileri sürerek tarafların evliliğinin Türk Medeni Kanunu’nun 149/2 maddesi gereğince iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 149/2. maddesi gereğince; eşinde bulunmaması onunla birlikte yaşamayı kendisi için çekilmez bir duruma sokacak derecede önemli bir nitelikte yanılarak evlenmişse diğer eşin evlenmenin iptalini dava edebileceği hüküm altına alınmıştır. Dosya incelendiğinde; davacı-davalı kadının “Isparta 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/481 esas, 2015/565 karar ve Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/379 esas, 2016/125 karar sayılı” dosyalarında ayrı ayrı hırsızlık suçundan ceza aldığı anlaşılmaktadır. Hırsızlık suçu yüz kızartıcı suçlardandır. Davalı-davacı erkeğin hırsızlık suçundan mahkum olmuş birinin böyle bir durumunu bilmeden onunla evlenmesi, davalı-davacı erkek açısından davacı-davalı kadının önemli bir niteliğinde yanılma olarak kabul edilmelidir. Aynı zamanda bu yanılma durumu, davalı-davacı erkek yönünden davacı-davalı kadınla birlikte yaşamayı çekilmez bir duruma sokacak niteliktedir. Bu durumda, davanın nisbî butlan sebebiyle kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirmelerle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. Sonuç Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz edilen bölge adliye mahkemesi kararının BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana iadesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi. Nispi Butlan Nedeniyle Evliliğin İptali Davasında Hastalığın Tedavi Edilebilir Nitelikte Olup Olmadığının Tespiti Gerekir Nispi Butlan Nedeniyle Evliliğin İptali: Davalı hakkında dava dilekçesinde dayanılan psikolojik ve fiziksel rahatsızlıklarına yönelik mahkemece yapılan yargılamada, 26.12.2013 tarihli sağlık raporunun alındığı, alınan raporda “kişinin herhangi bir akıl hastalığının olmadığı” tespitinin yapıldığı, bu raporun da hükme esas alınarak davacının nisbi butlan hukuksal sebebine dayalı evliliğin iptali istemi hakkında ret kararı verildiği anlaşılmıştır. Davacının yanılma ve aldatma sonucu evlilik iradesinin sakatlandığı gerekçesiyle evliliğin iptalini talep ettiği davasında 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 150/2 maddesi kapsamında davalıya ilişkin “davacı erkek ya da altsoyu için ağır tehlike oluşturan bir hastalığının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise, hastalığın tedavi edilebilir nitelikte olup olmadığı” yönünde tam teşekküllü bir devlet hastanesi ya da üniversite hastanesinden aldırılacak heyet raporuyla tespiti sağlandıktan sonra bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, mahkemece 26.12.2013 tarihli raporun hüküm kurmaya elverişli nitelikte olduğunun kabulüyle hükme esas alınarak, davacının TMK’nın 150/2 maddesine dayalı nisbi butlan sebebiyle evliliğin iptali talebinin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. (4721 s. K. m. 142, 145, 148, 149, 150, 151, 153, 156, 166) Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas No: 2017/2-2294 Karar No: 2020/671 Karar Tarihi: 23.09.2020 1. Taraflar arasındaki nispi butlan nedeniyle evliliğin iptali olmadığı takdirde boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Gaziantep 5. Aile Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda kısmen bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. Yargılama Süreci Davacı İstemi 4. Davacı vekili 11.01.2013 tarihli dava dilekçesinde; tarafların yaklaşık 6-7 aydır evli olup görücü usulüyle evlendiklerini, müşterek çocuklarının bulunmadığını, müvekkili olan davacı eşin önceki evliliğinden üç çocuğunun bulunduğunu, davalının hasta olduğunu ve sürekli halsiz düştüğünü, hemen her gün bayıldığını, bu nedenle çok az karı-koca ilişkilerinin olduğunu, bu durumun evlilik öncesinde müvekkilinden gizlendiği gibi ayrıca psikolojik rahatsızlığının da bulunduğunu, müvekkilinin önceki evliliğinden olan çocuklarına bıçak çekmek suretiyle zarar vermeye çalıştığını, doktorun verdiği ilaçları kullanmayarak tedaviye yanaşmadığını belirterek evliliğin iptaline, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı 5. Davalı vekili 18.02.2013 tarihli cevap dilekçesinde; tüm iddiaları inkarla, müvekkilinde evlilik öncesi gizlenen bir rahatsızlığın bulunmadığını, davacının evlilik birliği içerisinde gerçekleştirdiği olumsuz davranışları ve uyguladığı şiddet nedeniyle müvekkilinin psikolojisinin bozulduğunu, davacının sebep olduğu ruhsal durumdan faydalanmak amacıyla dava açtığını, asıl amacın boşandığı eşiyle yeniden evlenmek olduğunu, davacının kardeşi tarafından müvekkiline bıçak çekilerek tehdit edildiğini, başka bir kadınla yaşadığına dair bilgi sahibi olduklarını savunarak davanın reddine, aksi hâlde müvekkili yararına 1.000,00TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 50.000,00TL maddi ve 150.000,00TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı 6. Gaziantep 5. Aile Mahkemesinin 18.03.2014 tarihli ve 2013/29 E., 2014/211 K. sayılı kararı ile; davalı hakkında düzenlenen Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesinin 26/12/2013 tarihli raporuna göre davalının herhangi bir akıl hastalığının bulunmadığı, bu kapsamda evliliğin iptalini gerektirecek hukuksal bir delilin elde edilemediği, davalının sağlık sorunlarına ilişkin tedaviden kaçındığına dair iddianın ispat edilemediği gibi nispi butlanla evliliğin iptali sebeplerinin dosya kapsamına göre gerçekleşmediği, diğer yandan dinlenen tanık beyanlarına göre davalıdan kaynaklı evlilik birliğinin devamına imkân vermeyecek nitelikte kusurlu bir davranışın varlığının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Özel Daire Bozma Kararı 7. Gaziantep 5.

